Akciğer Kanseri Tedavisi

image

Kanser, hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla gelişir.DNA hasarı nedeniyle olur, vücut oluşan DNA hasarını tamir mekanizmaları ile onarmaya çalışır, ancak yetersiz kalınca kanser oluşur (kanser nasıl oluşur?). Sonuçta sürekli çoğalan, vücudun diğer bölgelerine yayılan, enerji kaynaklarını tüketen istilacı hücreler meydana gelir.  Normal hücreler ve dokular görevlerini yapamaz/yetemez olur. Tedavi edilmezse organ/doku yetmezliği nedeniyle hasta kaybedilir.

 

Akciğer Kanserinde Erken Tanı Önemi

Akciğer kanserinde erken tanı çok önemlidir. Akciğerde ağrı duyusu bulunmamaktadır. Akciğerler göğüs kafesimizi dolduran oldukça büyük organlardır. Gelişen tümörün büyüyebileceği geniş bir alan mevcuttur. Bu nedenle hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar şikayete yol açmayabilir. Şikayet olmaksızın, tesadüfen ya da tarama amacıyla çekilen grafi veya tomografilerde saptanabilir.

İnatçı öksürük, balgam, balgamda kan, nefes darlığı, göğüs ağrısı, parmaklarda çomaklaşma akciğer kanserinin belirtileri olabilir. İştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, terleme şikayetleri önemsenmelidir. Bazen de kanserin yayıldığı organla ilgili şikayetler (baş ağrısı, kemiklerde ağrı gibi) olabilir.

 

“Erken tanı hayat kurtarır”

“Erken tanı hayat kurtarır” Akciğer Kanseri- CELALETTİN KOCATÜRK

Akciğer Kanserinde Risk faktörleri nelerdir?

  • Sigara, puro, pipo (tütün) içimi: Akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan   en önemli risk faktörüdür.
  •  Asbest: Madenlerde, gemi yapımında, yalıtım malzemesi yapımında kullanılır. Solunum yollarında uzun süreli tahriş oluşturur.
  • Radon: Evlerde, toprakta doğal olarak bulunan,kokusuz radyoaktif bir gazdır
  • Verem hastalığı (tüberküloz): Bu hastalığın yerleştiği akciğer alanında sonradan akciğer kanseri gelişebilir.
  • Daha önceden akciğer kanseri geçirmiş olmak: Bir kere akciğer kanseri nedeniyle ameliyat olmuş, veya ışın tedavisi uygulanmış olanlarda ikinci bir kanser gelişme riski vardır. Sigara içmek bu riski ayrıca arttırır.
  • Radyoaktif uranyum cevheri gibi cevherler
  • Bazı kimyasalların uzun süreli solunması (arsenik, berilyum, kadmiyum, vinil klorür gibi)
  • Radyoterapi öyküsü
  • Hava kirliliği
  • Aile öyküsü

 

 

Akciğer Kanseri Evreleri Nelerdir ?

Akciğer kanseri 4 ayrı evreye ayrılır.

Bunlar ;

  • Evre 1: Tümör, sadece akciğerin küçük bir bölümünde görülme halidir.Kanser sadece bir akciğerdedir.
  • Evre 2: Hastalık, en yakın lenf bezelerine atlamış durumdadır.Kanser, göğüste bulunduğu taraftaki lenf bezelerine yayılır.
  • Evre 3:.Kanser kendisiyle aynı taraftaki lenf bezlerine yayılmasıdır. Ayrıca şunlardan bir veya daha fazlası ;  Göğüs duvarına ,Diyaframa, akciğerler arasındaki plevraya, kalbin etrafındaki zara (perikardiyum) ,ana bronşa yayılmışsa bu durum 3. evredir.
  • Evre 4: Karaciğer, kemik, böbrek üstü bezi gibi uzak organlara yayılmış durumudur.

4.evre en riskli olsa da , Akciğer kanseri ne kadar erken dönemde tespit edilirse, kanserden kurtulma şansı da o kadar yüksek olur. Bu nedenle erken teşhis için sağlık kontrollerinizi yaptırmalısınız.

 

Akciğer Kanseri Nasıl Tedavi Edilir ?

Ameliyat için iki tür yaklaşım yöntemi mevcuttur ;

  • Klasik yani açık yöntem; yöntem göğüs kafesinin orta-yan kesimine yapılan kesi ile (torakotomi) yapılan ameliyattır. Diğer açık cerrahi kesileri nadiren kullanılabilir; aksiller (koltuk altı) kesisi, iman tahtası kesisi (sternotomi), Poulson kesisi, Masoaka kesisi, Dartavelle kesisi gibi..
  • Kapalı yöntemler; bunlar Video yardımlı (VATS) veya Robot yardımlı (RATS) cerrahi yöntemlerdir. Son 15 yıldır giderek artan oranlarda kapalı yöntemler kullanılmaktadır. Kapalı metodlar ile yapılan ameliyatlar daha küçük kesi veya deliklerden yapılmaktadır. Bu sayede daha az ağrı, daha çabuk iyileşme, daha kısa operasyon süresi, daha az kan kaybı, daha iyi kozmetik sonuç, solunum fonksiyonlarının daha iyi korunması gibi faydaların yanı sıra, daha uzun sağkalım süresi avantajı da mevcuttur.

Bu yaklaşım metotları ile uygun olan cerrahi ameliyat (segmentektomi, lobektomi, pnömonektomi) gerçekleştirilir.

Hastanın genel durumu, tıbbi öykü tetkikleri incelendikten ve evresi belirlendikten sonra tedaviye başlanılır. Her hasta için ayrı en uygun tedavi yöntemi ve planı seçilir. Akciğer kanserinin türü, evresi ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak tedavi yöntemleri değişir. Bunlar ; Cerrahi, Radyoterapi, Kemoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri vardır.
 

  • Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)
  • Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi)
  •  Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması)

 

Sıkça Sorulan Sorular

Hastalığın evresi, kişinin genetik özellikleri, hastalığın şiddeti gibi birçok özellik beklenen yaşam süresini değiştirir. Akciğer kanseri ne kadar erken dönemde tespit edilirse, kanserden kurtulma şansı da o kadar yüksek olur.
 

4.evre akciğer kanseri en ileri aşamadır.4. evre de hastaların yüzde 50'sinin hayatta kaldığı ve yüzde 50'sinin yaşamı kaybettiği zaman sadece yaklaşık sekiz aydır. Ancak uygulanan tedaviler ve hastanın tedaviye verdiği tepkiler ile bu süreç değişebilmektedir. Hastalıkla savaşmanın en güzel yanı sonunda Bahar gelmesidir. Stresten uzak durmalı ve pozitif olarak yaşama tutunmalıdır. Kontrolleri asla aksatmamalıdır.

Sigara dumanının  içinde bulunan çok sayıdaki kimyasal maddeler nedeniyle solunum yollarında ve akciğerlerde çeşitli hastalıklar meydana gelmektedir.Akciğer kanseri, KOAH, kronik bronşit, astım, çeşitli enfek­siyonlar hatta alerjik rahatsızlıklar yer almaktadır. KOAH’a bağlı ölümlerin %90’nı sigaraya bağlıdır.

Akciğer kanseri en çok hayat kaybına neden olan kanser tiplerinden biri olmasına rağmen, erken dönemde saptanan ve cerrahi olarak başarı ile tedavi edilen vakalarda hastalıktan kurtulma oranları yüzde 80-90'ları bulmaktadır.

  • Hastaya ait faktörlere (yaş, genel durum, solunum ve kalp rezervi, ek hastalıklar)
  • Tümör büyüklüğüne, yerleşim yerine
  • Yapılacak olan ameliyatın şekline (açık / kapalı metot)
  • Ameliyatın büyüklüğüne (segmentektomi, lobektomi, pnömonektomi, ek işlemler) göre değişmektedir.
  • Ameliyat sırasında ve sonrasındaki 30 gün içinde hayati risk ( ölüm riski ) standart bir segmentektomi için ortalama %1, lobektomi için %2, sol akciğerin tamamının alınması için %4, sağ akciğerin tamamının alınması için %6 civarındadır.  

Ameliyat kapalı metotlarla gerçekleşmişse bir hafta, açık metotlarla gerçekleşmişse yaklaşık iki hafta ağır işlerden kaçınmak, açık havada yürüyüş yapmak, kalabalık ortamlardan uzak durmak gerekir. Sürekli yatmak doğru değildir. Bu süreçte bir diğer önemli faktör beslenmedir. Özellikle sabah, öğlen ve akşam her öğünde proteinden zengin gıdalarla beslenmek, şekerli gıdalardan uzak durmak, bol su içmek ve hekim tarafından verilen ilaçları düzenli kullanmak gerekir.

17 Mayıs 1967 tarihinde  doğdu. Lise eğitimini Kabataş Erkek Lisesi’nde ve lisans öğrenimini Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 1989 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra, Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önce asistan, sonra da operatör doktor olarak görev yaptı ve 2012 yılında doçent oldu. 2015-2018 yılları arasında Yedikule Hastanesinde Hastane Yöneticiliği ve Başhekimlik yaptı. 2018 yılında profesörlük unvanını aldı. 2018-2021 arasında İstinye Üniversitesi ve Liv Hospital Ulus’ta Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalıştı. Prof. Dr. Celalettin Kocatürk, halen Medicana Ataşehir’de çalışmalarına devam etmektedir. Hastalarına en iyi çözümü en ideal yöntemler ile sağlayabilmek adına, uzmanlık alanına yönelik çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir.