image
  • 2 August, 2022

Aralık 2019’da Çin’de başlayan covid-19 hastalığı halen tüm Dünyayı etkisi altında tutmaya devam ediyor. Resmi rakamlara göre şu ana kadar 600 Milyona yakın kişi hastalandı ve 6,5 milyon kişi yaşamını yitirdi. Gerçek rakamların ise çok daha fazla olduğu düşünülüyor. Ülkemizde ise 15,5 milyon kişi hastalandı ve 100 bine yakın kişi hayatını kaybetti.

 

Yakın Geçmiş;

Mayıs 2022’de omicron varyantının BA-1 ve BA-2 varyantları yaygın olarak görülüyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgının bitmediğini, özellikle az gelişmiş/gelişmemiş ülkelerde aşılamanın henüz istenilen seviyede olmadığını belirttiği halde, hastalık nispeten hafif geçtiği için ilk olarak Belçika ve Danimarka’dan başlayan tedbirleri gevşetme politikası tüm dünyada yaygınlaştı. Ülkemizde dahil olmak üzere birçok ülkede tedbirler azaltıldı. Ancak vardığımız noktada covid-19’un halen bitmediği ve tedbirler azalınca hastalığın yeni dalgalarla tekrar arttığını görmekteyiz.

 

Mevcut Durum;

Bazı bilim insanlarının söylediği “hiçbir RNA’lı virüs salgını 2 yıldan uzun sürmedi, bu hastalık da 2 yılda bitecektir” çıkarımı covid-19 için geçerli olmadı, şu anda 6. dalgayı yaşıyoruz. Virüs çok dirençli ve her varyasyonda daha fazla bulaşıcılık kazanıyor. Omicron BA-5 varyantının bulaştırıcılık özelliği çok fazla, hatta öyle ki tıp fakültesinde enfeksiyon ve mikrobiyoloji derslerinde virüslerin ne kadar çok fazla bulaşabileceği (R0 değeri) hakkında örnek verilen kızamık hastalığından bile daha çok bulaşıcı (1 kızamıklı kişi 18 kişiye hastalık bulaştırabiliyor). Tek tesellimiz ise ek hastalığı olmayan, genç ve aşıları tam olan bireylerde hastalığın daha hafif geçmesi ve ölüm oranlarının azalmış olması.

 

“Uzamış Covid hastalığı” ve “Covid sonrası tam iyileşememe” durumu çok sık görülüyor En sık görülen beş semptom yorgunluk (%58), baş ağrısı (%44), dikkat bozukluğu (%27), saç dökülmesi (%25) ve nefes darlığı (%24).

 

Ülkemizdeki 30 Mayıs-24 Temmuz arasındaki vaka ve ölüm sayıları şu şekilde;

Tarih

PCR (+) vaka sayısı

Ölüm sayısı

30.Mayıs-05.Haziran

7.322

19

06.Haziran-12.Haziran

7.556

20

13.Haziran-19.Haziran

10.954

19

20.Haziran-26. Haziran

26.635

17

27.Haziran-03.Temmuz

57.113

25

04.Temmuz-10.Temmuz

117.095

31

11.Temmuz-17.Temmuz

226.532

96

18.Temmuz-24.Temmuz

365.424

157

 



 


Görüldüğü gibi vakalar çok hızla artıyor, vakaların ikiye katlanma süresi kısaldı. Gerçek vaka rakamları ise muhtemelen çok daha fazla. Muhtemelen pandeminin başından beri en fazla vakanın görüldüğü dönemi yaşıyoruz. Birçok kişi covid olduğunun farkında değil, şikayetlerini soğuk algınlığı, klima çarpması gibi durumlara yoruyor ve hastalığı bulaştırmaya devam ediyor. Hastalıktan şüphe edenlerin bir kısmı da PCR yaptırmak yerine edindikleri antijen testi ile kendi kendine tanı koyuyor, mevcut tablo resmi rakamlara yansımıyor. Vakaların son haftada artmasında Kurban Bayramındaki hareketlilik ve görüşmelerin artmasının da etkisi var. PCR test pozitiflik oranı ise %50’den fazla, tabii bu oranın yüksek olması genel olarak yapılan test sayısının fazla olmaması ve hastalıktan yüksek şüphe duyulan kişilere test uygulanması ile de ilişkili bir durum. Klinik pratiğimizde hastanede yatmayı gerektiren hatta yoğun bakıma almak gereken hastaların sayısında artış görüyoruz.

 

Yakın Gelecek;

Önümüzdeki haftalarda hastane yatışları ve ölüm sayılarında kısmi bir artış olabilecektir. Hastalığın klinik seyri ile ilgili ortalama tarih akışı günleri şöyledir, virüsün bulaşması (0. Gün) şikayetlerin başlaması (2-5. Gün), durumun ağırlaşması ve hastaneye yatış gereksinimi (5-8. Gün), yoğun bakıma yatış (8.-10 gün), ölüm (10-14 gün).

Tedbirlerin artmaması durumunda, özellikle okulların açılmasıyla birlikte vaka sayıları daha da artabilir.

 

Covid Bitecek Mi?

Birçok ihtimal var ancak 3 tane öngörü üzerinde duruluyor, yaklaşık olarak %70 olasılıkla mevsimsel gribe dönecek ve kalıcı olacak, %20 ihtimalle tamamen bitecek, %10 ihtimalle daha kötü bir varyasyona dönecek. Virüsün bulaşmasına ve çoğalmasına imkan tanındıkça kötü olasılığın olma ihtimali artıyor. Bu nedenle de tedbirlerin artırılması gerekli.

 

Ne Yapmalı?

  • Rakamlardan da anlaşıldığı gibi hastalık halen bitmedi. Biz tedbirleri her gevşettiğimizde virüs güçlenmeye ve daha bulaşıcı olmaya devam ediyor. Bu nedenle hastalığı tekrar umursamamız ve tedbirleri arttırmamız gerekiyor.
  • Hastalık verilerinin tekrar günlük olarak açıklanması gerekir.
  • Maske ve mesafe hala en önemli korunma yöntemi, toplu taşıma ve kapalı alanlarda maske zorunluluğu geri gelmeli.
  • Okulların açılmasına kadar geçecek olan sürede çocuklarda bağışıklığın sağlanması için 5-12 yaş aralığına isteğe bağlı aşı yaptırabilme imkanı tanınmalı.
  • Hızlı antijen testleri yaygınlaştırılmalı. Bu testlerinin güvenilirliği oldukça yüksek (%98), maliyeti PCR’a göre daha uygun, test için bekleme ve sonuçlanma süresi daha kısa.
  • PCR testi tekrar artırılmalı, ancak zaten kalabalık ve iş yükü yoğun olan hastaneler için herkese PCR yapmak yerine hızlı antijen testi yapılmalı, klinik şüphenin devam etmesi durumunda PCR yapılmalı.
  • Hastanelere yatış yapılması gereken tüm durumlar için PCR testi zorunluluğu geri getirilmeli. Günübirlik yatarak yapılması gereken tetkik ve işlemler dahil olmak üzere her türlü tedavi ve ameliyat için hastane yatışı öncesinde hasta ve refakatçisine PCR testi yapılma zorunluluğu olmalı.
  • Acil yatışlar için hızlı antijen testi yapılmalı.
  • Özellikle kanserler başta olmak üzere, Covid-19 dışı diğer hastalıkların tanı-tedavisi gecikmeye devam ediyor. Bu nedenle şikayetlerimizi önemsemeli, kontrollerimizi aksatmamalıyız.

 

Aşı Meselesi;

  • Hastalıkla ilgili en önemli gücümüz aşı. Ancak bu konu ile ilgili kafa karıştıran bazı durumlar nedeniyle aşı olan grup ve olmayan grup birbirinden tamamen ayrışmış durumda.
  • Ağır hastalıktan korunma ve ölümü önleme için 3 doz mRNA aşısı gerektiğini biliyoruz.
  • Ancak günümüzde düşük gelirli ülkelerdeki insanların %20’den azı en az bir doz aşı yapılabildi.
  • Diğer sorun da Ülkemiz dahil dünyanın önemli bir kısmında inaktif virüs aşılarının yapılabilmiş olması. Bu aşıların Covid-19’un ilk versiyonlarına karşı etkili olduğunu, değişen mutasyonlar ve varyasyonlara karşı ise etkisinin oldukça azaldığını biliyoruz.
  • Diğer yandan mRNA aşılarının da hastalığı ve hastaneye yatışı önleme etkisi giderek azaldı. Ancak halen yoğun bakım ve ölümü önlemede aşılar etkili.
  • Şu anda 2 doz Sinovac aşısının etkisi yaklaşık 1 doz mRNA aşısı olarak düşünülebilir.
  • Omicron varyantı sonrasında gerek hastalık geçirme sonrası gerekse aşılarla elde edilen bağışıklık 3 ay sonra azalmaya başlıyor. Yeterli ve uzun süreli bağışıklık elde edilemiyor. Bu konuda DSÖ, aşı firmalarını yeni gelişen varyantları da kapsayacak ve daha uzun süre bağışıklık sağlayacak aşılar geliştirmeleri için destekliyor.
  • Mevcut mRNA aşılarına bakacak olursak, 2 doz ve 3 doz mRNA yapılmış olmak arasında ciddi farklar var. Omicron varyantının baskın olduğu sırada yapılan önemli bir çalışmada, 3 doz mRNA aşısının enfeksiyonu önleme etkinliğinin, 2 doza göre %46,9 daha fazla olduğu saptandı. 3 doz mRNA aşısı olup hastalığı yakalananlarda saptanan virüs yükü ise, diğer gruplara göre daha düşük saptandı.
  • Omicron döneminde yapılan başka bir çalışmada, 3 doz mRNA olanlarda semptomatik enfeksiyon riski, 2 doz olanlara göre %67 daha düşük bulundu.
  • Ülkemizde 3 doz mRNA aşı olanların oranı 18y üstü nüfusun %28’i kadar. 3 doz mRNA aşılı bireylerde hastalık hafif seyirli oluyor bağışıklık hafızası yeterince çalışıyor, yoğun bakım ve ölümden koruyor.

 

1.Doz Aşıyı Yaptıralım Mı?

  • Bu konuda elimizdeki ilk veri İsrail’de yapılan 4.doz aşıların sonuçları. İsrail Ocak-Mart 2022’de (Omicron varyantı henüz yeni yayılmaya başlamıştı) 60 yaş üstü tüm bireylere 4.doz mRNA aşısı uyguladı. Takipler sırasında ağır hastalık riskinin 3 doza göre %64, ölüm riskini %78 azaldığı bildirildi.
  • ABD’de Omicron varyantının baskın olduğu dönemde 50 yaş üstü bireylere yapılan 4.doz aşı sonrası verilere bakıldığında, 3 doz mRNA aşısı yapılanlara göre; enfeksiyona yakalanma riskinin %18, ölüm riskinin ise 4 kat azaldığı saptandı.
  • Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), şu anda 60 yaş üstündeki bireylere 4.doz mRNA aşısı yaptırmaları tavsiyesinde bulunuyor.

 

Yorum;

  • 3-4 AYDA BİR AŞI OLAMAYIZ, kar/zarar hesabı yapmak lazım. Aşıların etkinlik ve güvenilirlik testleri Faz-3’te yapıldı. Sürekli aşılanmanın istenmeyen yan etkileri olabilir. Sonbaharda yeni varyantları kapsayan ve daha uzun süre bağışıklık sağlayan aşılar çıkacak. O zamana kadar en iyi korunma= HAVALANDIRMA, MASKE, MESAFE

 

2 Doz aşı oldum ve 1 kez hastalık geçirdim ne yapmalıyım?

Bu ve buna benzer durumlarla ilgili KLİMİK Derneğinin hazırlamış olduğu tavsiye rehberiniincelemenizi tavsiye ederim.

 

Bağışıklığı Düşük Kişiler Ne Yapmalı?

Bu gruplarda Siroz, kontrolsüz diyabet, diyaliz, kalp yetmezliği, organ nakli yapılan hastalar, bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanan kişiler, solunum yetmezliği olan kişiler, aktif kanser tedavisi gören hastalar, son 6 ayda radyoterapi yapılmış olanlar, akciğer cerrahisi geçirmiş ve birBu grupta yer alan veya 65 yaş üstünde olan kişilerin hastalığa yakalanmaları durumunda mümkün olan en erken zamanda molnupiravir etken maddeli ilacı kullanmaları, hastalığı daha kolay atlatmalarını sağlayabilir. Bu ilaç Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak verilecektir.

 

Prof.Dr.Celalettin Kocatürk Göğüs Cerrahisi Uzmanı