image
  • 19 Eylül 2020 Cumartesi

Göğüs duvarı deformitelerinden bahsetmeden önce göğüs kafesinin ne olduğunu anlatmak istiyorum. Göğüs kafesi önde iman tahtası (sternum), arkada omurga, yanlarda sağda ve solda olmak üzere onikişer kaburga ve iki tane köprücük kemiği ve arkada iki kürek kemiğinden oluşmaktadır.

 

Göğüs kafesinin en sık karşımıza çıkan şekil bozukluğu kaburgalar ve iman tahtası arasında bulunan kıkırdağın, nedeni bilinmeyen bir sebepten dolayı aşırı gelişmesi sebebiyle bu bölgeyi sıkıştırması sonucunda ortaya çıkıyor. İman tahtasının ya içeriye doğru çökmesi kunduracı göğsü olarak,  dışarıya doğru çıkması ise güvercin göğsü olarak adlandırılıyor.

 

Kimlerde Görülüyor ?

  • Genellikle 300 doğumda bir görülüyor.
  • Ailede birisinde varsa diğerinde görülme sıklığı yüksek ancak kesinlikle ailede birisinde varsa diğerlerinde de görülecek diye bir durum yok.
  • Çocuklukta başlayıp, yaş ilerledikçe belirgin hale gelebiliyor.
  • Başka iskelet deformitelerine eşlik edebiliyor. Örneğin omurga eğiriliklerine ya da diğer kemik anormallikleri ile bereber görülebiliyor.

 

Sıklıkla gördüğümüz bu durum haricinde bazen iman tahtasının birleşememesi yani açık kalması, iman tahtasının en üstündeki bölümün defekte eklenmesi, omurganın diğer alanlarını ilgilendiren durumların olması ya da gögüs kafesinin hemen dışındaki kasların da işin içerisine karıştığı bazı deformitelerde var ancak bunları çok nadir gördüğümüz için konuşmuyoruz. Burada en sık gördüğümüzü kunduracı göğsü ve güvercin göğsü hastalıklarına değiniyoruz.

 

Özellikle içeriye doğru çöküklüğü kalbe baskı yapar mı ve solunum problemlerine neden olur mu gibi sorular ile karşılaşıyoruz. Bu çok nadir bir durum... Bazen bası ileri seviyede olabiliyor. Buna "Grand Canyon" deniliyor. Kalp kapakçıklarından birisine bası yapabiliyor. Ancak kalp genellikle bunu tolore edebiliyor.

 

Göğüs duvarı deformitelerinin secede %1'inde kalp ve akciğere eşlik eden bulgular var. %99'unda sadece şekil probleminden kaynaklanan kozmetik problemler bulunuyor.Bu şekil bozukluğuna sahip olanlar sosyal olarak kendilerini iyi hissetmiyorlar. Yazın denize girmek istemiyorlar. Spor yapmak istemiyorlar. Arkadaşlıkları bu durumdan etkileniyor... Burada biz devreye giriyoruz ve kozmetik bir ameliyat ile bu şekil bozukluklarını gideriyoruz.

 

Eskiden bu kişilere göğsün ön tarafından büyük bir kesi yaparak sıkışan kıkırdakların bir kısmını almak şeklinde bir tedavi yapıyorduk. Bu operasyona "Ravitch Yöntemi" ya da daha sonra sonra geliştirilen haliyle "Modifiye Ravitvh Yöntemi" deniliyordu. Ancak kozmetik bir ameliyat yapmamıza karşı çok ciddi de bir iz kalıyordu. Üstelikte göğsün ön tarafında...

 

Son yıllarda Nuss adında bir cerrahın geliştirmiş olduğu "Nuss Yöntemi"ni uyguluyoruz. Göğsün her iki tarafından yaklaşık olarak 1.5 cm'lik bir kesi ve bir tarafından 1 cm'lik bir kesi daha yapıyoruz. Yan taraflarda ve iz kalmayacak şekilde oluyor bu kesiler. Kesilerden kamera yardımı göğüs kafesinin şekil almasını istediğimiz pozisyona göre daha önceden hazırlamış olduğumuz çelik - nikel alaşımlı barları yerleştiriyoruz. Bu barları yerleştirdikten sonra göğüs kafesi istediğimiz şekli alıyor ve bu şekilde kalsın diye bu barları 3 yıl tutuyoruz. 3 yıl sonra tamam artık eminiz o barı çıkarsakta bir problem olmayacak dediğimiz anda o barı çıkartıyoruz ve göğüs kafesi o anda istediğimiz şekli alıyor. Bu koymuş olduğumuz bar dışarıdan görünmüyor ve ameliyattan çıktığımız anda göğüs kafesi istediğimiz halini almış oluyor.

 

Biz bu ameliyatı mümkün olduğunca göğüs kafesi sertleşmeden yapıyoruz ki göğüs istediğimiz şekli alabilsin. İleri yaşlarda göğüs kafesi nihai şeklini aldıktan sonra şekillendirmek zor oluyor. Genellikle 11 - 14 yaş aralığındaki hastalara bu ameliyatı yapıyoruz. Ancak çok nadir durumlar dışında 10 yaşın altındaki çocuklara bu ameliyatı yapmıyoruz.

Hastalarımız bu ameliyatın sonuçlarından çok memnunlar.