Göğüs boşluğu içinde akciğer dokusu bulunmaktadır. Akciğeri kaplayan bu zar doku aynı zamanda kaburgaların iç tarafına kadar ulaşmaktadır. Bu zar dokusunda oluşan kansere akciğer zarı kanseri yani mezotelyoma denir.

    Akciğerin dış yüzeyini saran iç ve dış olmak üzere iki zar bulunmaktadır. İç yüzeyini saran iç zara Visseral Plevra, dışını saran dış zara ise Parietal Plevra denilmektedir. Akciğer zarı kanseri denildiği zaman ilk akla gelen Mezotelyoma adı verilen kanser türüdür. Diğer kanser türlerine oranla en sık rastlanılan akciğer kanseri Mezotelyoma'dır. 

     

    Mezotelyoma genellikle asbest ve benzeri madenlerin uzun süre solunmasıyla akciğer zarında gelişen tümör hücrelerinin bütün akciğeri kaplaması sonucunda oluşmaktadır. Asbest madeni özellikle Eskişehir, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya ve Trakya yöresinde daha yoğun olarak bulunur. Aslında asbestli toprak aynı zamanda oldukça dayanıklı bir toprak  olduğu için bu bölgelerde sanayi alanında da oldukça sık kullanılmaktadır. Fren, balata, çatı kaplama gibi dayanıklılık gerektiren neredeyse tüm inşaat malzemelerinde ve gemi sanayiinde de çok uzun süre kullanılmıştır. Ancak görülmüş ki uzun süreli kullanımlar sonrası bazen 10, bazen 20, bazen de 30 yıl kadar sonra solunan bu asbest tozları akciğere, akciğerden de akciğer zarına giderek orada hala nedeni bilinmeyen bir sebeple kanser sürecini başlatarak akciğer zarı kanserine neden olmaktadır. Buna da Mezotelyoma deniliyor. 

     

    Bu kanser türü ne yazık ki tedavisi güç bir kanser türü. Tedavisi için de elimizde çok çeşitli ve güçlü seçenekler ne yazık ki bulunmamaktadır.